Savunmada referans noktası

Adriyatik’ten Hazar Denizine, Birlikte

Uzun yıllardır düşlerini kurduğum birçok şey var. Kimisi gerçekleşti, bir kısmı da henüz beklemede. Bu kısa yazıda hayal ettiğim şeyi, herhalde, birçok kişi ve kurum da düşünmüş, dile getirmiştir.

Biliyorum bizler, insanoğulları, yapımız gereği “bizden olanları” daha çok seviyor, kayırıyor ve yanlış-doğru demeden onları destekliyoruz. Uzmanı değilim ama, bir nevi takım tutmak gibi bir şey bu… Fener’i, Trabzon’u, Benfica’yı, Real Madrit’i tutmak gibi bir şey. Türklük, Yunanlılık, Azerilik bunun da ötesinde, kökleri daha derinlerde olan bir şey, ama, herhalde, genleri aynı.. Sonunda hepimiz bir gruba ait oluyoruz, olmak istiyoruz… Bu arada ilimiz, dinimiz, kültürümüz değişiyor, birbirimizden iyice ayrılıyoruz…

Bunun sonucu olarak da Türkiye, Yunanistan, İngiltere, Rusya gibi ülkeler ortaya çıkıyor. Topraklar paylaşılıyor, sınırlar çiziliyor. Bir bakıyorsunuz bir gece bir sınır çizilmiş ve köyünüzün yarısı diğer tarafta kalmış!. Sonunda kavgalar, sürtüşmeler, savaşlar ortaya çıkıyor. İnsanlar, ortak kaderleri yerine, bu sefer kendi ülkeleri için mücadele etmeye başlıyorlar. Küçücük güzel mavi küremizi istemeden de olsa yok ediyor; savaşlar, iç isyanlar, bizden saymadığımız “öteki” insanları yok ederek yaşam kaynağımız olan bu güzelim gezegeni giderek yaşanmaz hale getiriyoruz. Bile bile, hep birlikte, uçuruma doğru koşuyoruz. Kısacası topluca intiharın zeminini hazırlıyoruz. Dışarıdan biri bakabilse çok gülünç, ama bizler için bir o kadarda trajik bir durum.

Yukarıda anlattığım durum sekiz milyarı bulduğu söylenen insanlık için geçerli. İnsanoğlu, bu küçücük dünyada 250 devlet yaratmış. Bu sayı, her halde, yakında daha da artar.

Yukarıda özetlediğim mesele herhalde dünya var olduğu ve biz insanlar böyle olduğumuz sürece devam edecek. Ben de hiç olmazsa kendi coğrafyamızla ilgili bir hayalimi sizlerle paylaşmak istedim.

Bir Düş…

Hayal bu ya, Adriyatik’ten Hazar denizine kadar tüm devlet kapılarının açık olduğu bir cennet coğrafyayı düşlüyorum.

O coğrafya’da yer alan tüm devletler kimliklerini, isimlerini muhafaza etsinler. Hiçbir ülkenin vatandaşlarının, diğer bir ülkenin siyasi etkisi altında olduklarını düşünmelerine gerek yok. Sağlanacak güven ilişkisi içinde, o coğrafyada yer alan tüm kişiler serbestçe seyahat edip, ticaret yapabilsinler.
İlk aşamada Yunanistan, Türkiye, Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan bu hayalin ilk ülkeleri olsunlar. İkinci aşamada ise,, arzu ederlerse, Bosna-Hersek, Arnavutluk, Makedonya, Karadağ, Kosova ve Bulgaristan da hayalimizin diğer ülkeleri olurlar. Bakarsınız Sırbistan bile bu birlikteliğe katılmış. Arzu eden tüm komşu ülkelerin de, samimi iseler, bu birlikteliğe katılmak isteyeceğini düşünüyorum. 

Dostlar,

Bırakalım Ermeniler kutsal saydıkları Ağrı dağında törenler düzenlesin, Van’a gelip ticaret yapsınlar. Türkler, tüm komşu ülkelere ürünlerini doğrudan ihraç edebilsin vs.

Kavga, döğüş niye? Birlikte yaşayalım, huzur içinde olalım… Bırakalım devletler arası sınırlar politikacılar için yerlerinde dursun ama, bizler daha geniş ve güzel bir dünyada yaşayalım.

Adriyatik’ten Hazar denizine birliktelik…

Benimki de fazla hayalcilik mi? 

Yorumlar (0)

Yazılan yorumların sorumluluğu yorumu yazan okura aittir. Yazılan yorumlardan websitemiz sorumlu değildir.


Henüz yorum yapılmadı!