Savunmada referans noktası

NATO’nun Ukrayna’da Güvenlik İkilemi

Yrd. Doç. Dr. Savaş Biçer

13 Ağustos 2018

 

Ağustos ayının ilk haftası içerisinde, Eurasia Daily Monitor dergisinde, “Ukrayna’daki NATO; Yüksek Stratejik Çıkar, Zayıf Taahhüt” olarak Türkçeye çevrilebilecek başlıkla bir makale yayımlandı. Aslında üç tarafı olan bir sorunun, yani NATO, Ukrayna ve Rusya arasında, Sovyetler Birliği ve Varşoya Paktı’nın dağılmasından beri süren inişli çıkışlı ilişkinin bir ifadesi olarak düşünülebilecek bu başlık çok anlamlı. Amerika Birleşik Devletleri’nin 2018 Ulusal Güvenlik Strateji belgesinde NATO ittifak sistemi ile ilgili değerlendirme ve hedefleri ifade ederken özellikle karşılıklılık ve paylaşımdan söz ediliyordu. Bu ifadenin devamı olarak algılanabilecek şekilde Brüksel’de 11-12 Temmuz 2018 tarihlerinde icra edilen NATO zirvesinde ve sonrasında ABD başkanı Trump’un takındığı tutum, bir anlamda bu çok önemli toplantıyı ve alınan önemli kararları gölgeledi denilebilir. Zirve sonrasında ABD devlet başkanı Trump’ın  “Önce Amerika” ilkesini uygulama yöntemleri, ittifakın Avrupa’lı üyelerine yönelen ağır eleştirileri, bir bakıma zirveden çıkan çok önemli saptamaların dikkatlerden kaçmasına neden oldu.

Bu önemli saptamaların başında, NATO antlaşmasının beşinci maddesine bir dönüş de sayılabilecek şekilde özellikle Avrupa’lı üye ülkelerin yaklaşımı nedeniyle oluşan genel kanı sonucunda, Rusya’nın ittifak tarafından bir tehdit olarak açıkça tanımlanması sayılabilir. Karadeniz bölgesi ve NATO’nun doğu komşuları konusunda geçmiş yıllardan yarım kalan işlerin tamamlanması için önemli kararların alındığı bu zirvenin Ukrayna konusundaki madde başlıkları ise, bu ülkenin NATO ile ilişkilerinin geldiği noktayı göstermesi bakımından dikkat çekici. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı takındığı pek de dost olmayan tutum, NATO’nun Avrupa’nın savunması için kilit konumda gördüğü Ukrayna’ya sağlamayı vadettiği desteği oldukça riskli hale getirmektedir. NATO’nun Barış İçin Ortaklık  (Partnership for Peace) inisiyatifine 90’lı yılların sonunda katılan Ukrayna’nın NATO ile ortaklık faaliyetleri, o dönemden beri NATO Rusya ile ilişkilerinde her zaman gizli gündem maddesi olarak yerini almıştır. Rusya’nın dikkatle izlediği bu faaliyetler, İsveç, Finlandiya, Gürcistan, Ürdün ve Avusturalya ile aynı kapsamda ve “Genişletilmiş Fırsatlar Programı” (EOP) adı altında devam etmektedir. Bu programın bir parçası olarak Ukrayna, Brüksel zirvesinde Afganistan’da devam eden NATO harekatına katılımını arttıracağı yönünde bir de taahhütte bulunmuştur.

NATO’nun 2008 Bükreş zirvesi sonuç bildirgesinde, Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya üyeliği konusunda kesin bir dille irade beyanında bulunulmuş olmasına rağmen, 2018 Brüksel zirvesinden, sadece Gürcistan’ın NATO’ya üyeliği konusunda alınan kararın uygulanması yönünde ve Ukrayna’dan hiç söz edilmeyen bir karar çıkması, bazı soru işaretlerine neden olmaktadır. Aslında NATO “Açık Kapı” politikasını devam ettirmekle beraber, Ukrayna konusunda Rusya’nın hassasiyetlerini dikkate alarak farklı bir yol izlemektedir. Ukrayna’ya uygulanan ve ülkenin kendi güvenliğini daha iyi sağlayacağı program, 2014 Galler ve 2016 Varşova zirvelerinde kesinleşen altı temel konuda, farklı NATO üyesi ülkeler tarafından sağlanan mali ve uzmanlık yardımından oluşmaktadır.

Brüksel zirvesinde Ukrayna’nın NATO standartlarına ulaşmak için platform olarak NATO-Ukrayna Komisyonundan ve yıllık olarak hazırlanan NATO’ya uyum programından tam anlamıyla yararlanması istenirken, gelecekteki NATO üyeliği için bir öngörüde bulunmaktan özellikle kaçınılmaktadır. Aslında NATO-Ukrayna ilişkileri, bir yandan zirve sonucunda ittifaka bir numaralı tehdit kabul edilen Rusya’ya karşı Avrupa’nın doğu kanadında bir savunma kalkanı oluşturma çabası ile, diğer yandan Rusya’nın kendi güvenliği için açık tehdit kabul ettiğini açıkladığı bu yakınlaşmayı ilerletmeme arasında gidip gelmektedir. NATO’nun bir anlamda “Güvenlik İkilemi” ile karşılaştığı bu konuda, Avrupa’nın güvenliğini sağlayabileceği politikaları nasıl üreteceğini önümüzdeki yıllarda göreceğiz.

Bir sonraki incelememiz, NATO-Gürcistan ilişkileri üzerine olacak.

Yorumlar (0)

Yazılan yorumların sorumluluğu yorumu yazan okura aittir. Yazılan yorumlardan websitemiz sorumlu değildir.


Henüz yorum yapılmadı!