Savunmada referans noktası

Ülkemizin NATO Üyeliği-1

Haluk Bulucu

 

Giriş

Bu yazı, NATO hakkında var olan bilgileri hatırlatıcı bir dokümandır (1)

Bugünlerde ülkemizin NATO üyeliğine karşı olanlar tarafından çıkarılan ve dozu giderek artan bir söylem vardır. Yakında hazırlanacak bir makalede bu muhalefeti de inceleyeceğiz.

NATO'nun açılımı "North Atlantic Treaty Organization"dır.

Uluslararası bir askeri ittifak olarak bilinen NATO, örgüt dışında kalan ülkelerden gelebilecek saldırılara karşı ortak bir savunma yapmak amacı ile kurulmuştur. NATO'nun merkezi, Belçika'nın başşehri Brüksel'de bulunmaktadır.

4 Nisan 1949 tarihinde, 12 ülke tarafından imza altına alınan Kuzey Atlantik Antlaşması ile kurulan NATO'nun en önemli özelliği, antlaşma metinlerinde de geçen, üye ülkelerden herhangi birine yapılan saldırının, tüm üye ülkelere yapılmış olarak kabul edilmesidir (5. madde)

NATO, hukukun üstünlüğü ve özgürlükleri tanıyan devletlerin barış ve güvenliğini sağlamak, ayrıca askeri, sosyal ve kültürel olarak birbirlerine destek sağlamak noktasında ortak faydalar güden ülkelerin bir araya toplanması ile oluşturulmuştur.

NATO'ya üye olan ülkelerin herhangi bir saldırıya uğrayan diğer bir üye ülkeye yardım etmeleri maddesi, tarihte ilk kez, 2001 yılında ABD'de yaşanan 11 Eylül saldırıları sonrasında uygulanmıştır. Gerçekleşen terör saldırılarından sonra çeşitli devletlere ait askerler, NATO liderliğinde, ISAF'ın emri altında Afganistan'a gönderilmiştir.

NATO Nasıl Kuruldu?

2. Dünya Savaşı'nın ardından, gelişmeye başlayan teknoloji, çeşitli silahlar ve özellikle kitle imha silahlarının, bir takım ülkelerin tekelinde bulunması, yaşanılan savaş tecrübeleri, milletlerin dünya üzerinde tek başına var olabilmelerini olanaksız kılmaya başladı. Bu nedenle, milli menfaatleri benzer yönde olan büyük devletler, belli noktalarda buluşarak, dayanışma ve işbirliği yapmak zorunda kaldı. Bu doğrultuda bir araya gelen on iki ülke, Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın 51. maddesi çerçevesinde hazırlanan, toplam 16 maddelik antlaşmayı 4 Nisan 1948 tarihinde, ABD'nin Washington Şehri'nde imzaladı. İmzalanan antlaşma onaylanarak 24 Ağustos 1949 tarihinde yürürlüğe girdi.

İttifakın bir amacı da belli değerleri savunmaktır. Başından itibaren üye devletlerinin anayasal devleti ve özel mülkiyeti liberal demokrasi ilkeleri olarak kabul etmesi şarttır.

12 NATO üyesi ülke, NATO'ya 4 Nisan 1949 tarihinde kurucu üyeler olarak katılan ülkelerdir. Fransa NATO'nun askeri kolundan 1966 yılında ayrılmış olmasına rağmen, 2009 yılında geri dönmüştür. Danimarka'nın üyeliği, Faroe Adaları ile Grönland'ı kapsamaktadır. Üye ülkeler arasında yer alan İzlanda'nın, askeri ordusu bulunmamaktadır (Yunanistan 1974 yılında Türkiye'nin düzenlediği Kıbrıs Barış Harekatı'ndan sonra, NATO'nun askeri kanadından çekilmiş olmasına rağmen, 1980 yılında geri döndü).

NATO’nun 2018 yılı itibariyle üye ülke sayısı 29’dur.

1949’da ilk 12 üye ülke ABD, Belçika, Birleşik Krallık, Danimarka, Fransa, Hollanda, İtalya, İzlanda, Kanada, Lüksemburg, Norveç ve Portekiz idi. Daha sonra Avrupa’nın güneydoğusunu komünizme karşı koruma gerekçesi ile 1952’de Türkiye ve Yunanistan da Birliğe alındı. 1955 yılında Batı Almanya, 1982’de İspanya, 1999’da ise Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya NATO’ya alındı. 2004 yılında Bulgaristan, Estonya, Latviya, Litvanya, Romanya, Slovenya, Slovakya Kuzey Atlantik Birliği de denilen NATO’ya girdi. Balkanların Batı Avrupa ile entegrasyonunun bir parçası olarak 2009’da Arnavutluk ve Hırvatistan, bunların ardından 2017’de Karadağ NATO’ya girdi.

NATO’nun Varlık Nedenleri      

1990’da Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kadar NATO, üyelerini ‘komünizm’ tehlikesi ve istilasına karşı korumakla görevliydi. Anılan ülke dağılınca NATO bir boşluğa düştü. Aranılan düşman 2001’de bulundu. New York’daki İkiz Kulelerin vurulması ile aranılan düşman El Kaide teşkilatı olarak tespit edildi ve NATO yeniden sahneye çıktı. Bugün NATO, ABD öncülüğünde yeniden Rusya’ya karşı üyelerini koruma görevi ile anılmaya başlandı.

ABD, NATO ve Türkiye

Bay Trump’ın ABD Başkanı seçilmesi ile birlikte sahnede iki unsuru birlikte görmeye başladık. Birincisi NATO’nun, ABD ülkesinin doğu kanadını Rusya’ya karşı koruyan unsurlardan birisi olmaya devamı ve bu hususun ABD yönetim mekanizması tarafından cömertçe kullanılması; ikinci husus ise pragmatik bir kişiliğe sahip olan Donald Trump’ın NATO üyelerinin, özellikle Almanya’nın elini cebine sokması ve savunma harcamalarını söz verdiği seviyelere çıkarmasıdır. Böylece ABD’nin NATO için harcadığı para azalacaktır.

Sonuç

Bu satırların yazarına göre üye ülkeler NATO için kuruş harcamasalar dahi, ABD’nin kendi ülkesinin koruması için, tüm gerekli harcamaları üzerine alacağı yönündedir. ABD’nin NATO’ya şiddetle ihtiyacı vardır. Tıpkı Türkiye’nin olduğu gibi… Bu konuyu takip eden yazıda inceleyeceğiz.

 

Referanslar

Ref. 1) https://www.nato.int/

Yorumlar (1)

Yazılan yorumların sorumluluğu yorumu yazan okura aittir. Yazılan yorumlardan websitemiz sorumlu değildir.


NATO'nun evrimini anlatabilmek ve anlayabilmek için stratejik konsept dokümanlarından ve bu dokümanların mesajlarından bahsetmemişsiniz. Bu kısımlara girmeyince çalışmanız maalesef çok yüzeysel kalmış. İyi günler. Ozan Yalçın / 12.04.2018